Ana Sayfa Yardım Giriş Yap Kayıt
 
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
 
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: TEVEKKÜL KELİMESİ İLE İLGİLİ AYETLER  (Okunma Sayısı 4553 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
.سْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ
Site Yöneticisi
*
Üye Grubu : Vefakâr Kardeş Üye
Mesaj Sayısı : 2929
Konu Sayısı : 1341
Dua Et : ALLAH Seni Affetsin 985

Kişisel Mesaj : Ebu MUHAMMED Salih
Çevrimdışı Çevrimdışı

« : 14 Ağustos 2007, 13:24:06 »

Rahman ve Rahim olan ALLAH'ın adıyla

O zaman sizden iki grup, neredeyse 'çözülüp geri çekilmek' istemişti. Oysa ALLAH onların (velisi) yardımcısıydı. Artık mü'minler, yalnızca ALLAH'a tevekkül etmelidir.   (AL-İ İMRAN SURESİ / 122)
ALLAH'tan bir rahmet dolayısıyla, onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla, onlar için bağışlanma dile ve iş konusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık ALLAH'a tevekkül et. Şüphesiz ALLAH, tevekkül edenleri sever.   (AL-İ İMRAN SURESİ / 159)
Eğer ALLAH size yardım ederse, artık sizi yenilgiye uğratacak yoktur ve eğer sizi 'yapayalnız ve yardımsız' bırakacak olursa, ondan sonra size yardım edecek kimdir? Öyleyse mü'minler, yalnızca ALLAH'a tevekkül etsinler.   (AL-İ İMRAN SURESİ / 160)
"Tamam-kabul" derler. Ama yanından çıktıkları zaman, onlardan bir grup, karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. ALLAH, karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve ALLAH'a tevekkül et. Vekil olarak ALLAH yeter.   (NİSA SURESİ / 81)
Ey iman edenler, ALLAH'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (ALLAH,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. ALLAH'tan korkup-sakının. Mü'minler yalnızca ALLAH'a tevekkül etmelidirler.   (MAİDE SURESİ / 11)
Korkanlar arasında olup da ALLAH'ın kendilerine nimet verdiği iki kişi: "Onların üzerine kapıdan girin. Girerseniz, şüphesiz sizler galibsiniz. Eğer mü'minlerdenseniz, yalnızca ALLAH'a tevekkül edin." dedi.   (MAİDE SURESİ / 23)
"ALLAH bizi ondan kurtardıktan sonra, bizim tekrar sizin dininize dönmemiz ALLAH'a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan ALLAH'ın dilemesi dışında, ona geri dönmemiz bizim için olacak iş değildir. Rabbimiz, ilim bakımından her şeyi kuşatmıştır. Biz ALLAH'a tevekkül ettik. 'Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasında 'Sen hak ile hüküm ver,' Sen 'hüküm verenlerin' en hayırlısısın."   (A'RAF SURESİ / 89)
Mü'minler ancak o kimselerdir ki, ALLAH anıldığı zaman yürekleri ürperir. O'nun ayetleri okunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler.   (ENFAL SURESİ / 2)
Münafıklar ve kalblerinde hastalık olanlar şöyle diyorlardı: "Bunları (Müslümanları) dinleri aldattı." Oysa kim ALLAH'a tevekkül ederse, şüphesiz ALLAH, üstün ve güçlü olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.   (ENFAL SURESİ / 49)
Eğer onlar barışa eğilim gösterirlerse, sen de ona eğilim göster ve ALLAH'a tevekkül et. Çünkü O, işitendir, bilendir.   (ENFAL SURESİ / 61)
De ki: "ALLAH'ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiç bir şey isabet etmez. O bizim mevlamızdır. Ve mü'minler yalnızca ALLAH'a tevekkül etmelidirler."   (TEVBE SURESİ / 51)
Eğer onlar yüz çevirirlerse, de ki: "Bana ALLAH yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Ben O'na tevekkül ettim ve büyük arşın Rabbi O'dur."   (TEVBE SURESİ / 129)
Onlara Nuh'un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: "Ey kavmim, benim makamım ve ALLAH'ın ayetleriyle hatırlatmalarım eğer size ağır geliyorsa ben, şüphesiz ALLAH'a tevekkül etmişim. Artık siz ortaklarınızla toplanıp yapacağınız işi karara bağlayın da işiniz size örtülü kalmasın (veya tasa konusu olmasın), sonra hakkımdaki hükmünüzü -bana süre tanımaksızın- verin.   (YUNUS SURESİ / 71)
Musa dedi ki: "Ey kavmim, eğer siz ALLAH'a iman edip Müslüman olmuşsanız artık yalnızca O'na tevekkül edin."   (YUNUS SURESİ / 84)
Dediler ki: "Biz ALLAH'a tevekkül ettik; Rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma."   (YUNUS SURESİ / 85)
"Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan ALLAH'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)"   (HUD SURESİ / 56)
Dedi ki: "Ey kavmim görüşünüz nedir söyler misiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa? Ben, size yasakladığım şeylere (kendim sahiplenmek suretiyle) size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istediğim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak ALLAH iledir; O'na tevekkül ettim ve O'na içten yönelip-dönerim."   (HUD SURESİ / 88)
Göklerin ve yerin gaybı ALLAH'ındır, bütün işler O'na döndürülür; öyleyse O'na kulluk edin ve O'na tevekkül edin. Senin Rabbin yaptıklarınızdan habersiz değildir.   (HUD SURESİ / 123)
Ve dedi ki: "Ey çocuklarım, tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ben size ALLAH'tan hiç bir şeyi sağlayamam (gideremem). Hüküm yalnızca ALLAH'ındır. Ben O'na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnızca O'na tevekkül etmelidirler."   (YUSUF SURESİ / 67)
Resulleri onlara dediler ki: "Doğrusu biz, sizin gibi yalnızca bir beşeriz, ancak ALLAH kullarından dilediğine lütufta bulunur. ALLAH'ın izni olmaksızın size bir delil getirmemiz bizim için olacak şey değil. Mü'minler, ancak ALLAH'a tevekkül etmelidirler."   (İBRAHİM SURESİ / 11)
"Bize ne oluyor ki, ALLAH'a tevekkül etmeyelim? Bize doğru olan yolları O göstermiştir. Ve elbette bize yaptığınız işkencelere karşı sabredeceğiz. Tevekkül edenler ALLAH'a tevekkül etmelidirler."   (İBRAHİM SURESİ / 12)
Onlar sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.   (NAHL SURESİ / 42)
Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı-gücü yoktur.   (NAHL SURESİ / 99)
Sen, asla ölmeyen ve daima diri olan (ALLAH)a tevekkül et ve O'nu hamd ile tesbih et. Kullarının günahlarından O'nun haberdar olması yeter.   (FURKAN SURESİ / 58)
Sen, O güçlü ve üstün, esirgeyici olan (ALLAH')a tevekkül et.   (ŞUARA SURESİ / 217)
Sen, artık ALLAH'a tevekkül et; çünkü sen apaçık olan hak üzerindesin.   (NEML SURESİ / 79)
Ki onlar, sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.   (ANKEBUT SURESİ / 59)
ALLAH'a tevekkül et; vekil olarak ALLAH yeter.   (AHZAB SURESİ / 3)
Kafirlere ve münafıklara itaat etme, eziyetlerine aldırma ve ALLAH'a tevekkül et. Vekil olarak ALLAH yeter.   (AHZAB SURESİ / 48)
Andolsun, onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, elbette "ALLAH" diyecekler. De ki: "Gördünüz mü-haber verin; ALLAH'tan başka taptıklarınız, eğer ALLAH bana bir zarar dileyecek olsa, O'nun zararını kaldırabilirler mi? Ya da bana bir rahmet vermeyi istese, O'nun rahmetini tutup-önleyebilecekler mi" De ki: "ALLAH, bana yeter. Tevekkül edecek olanlar, O'na tevekkül etsinler."   (ZÜMER SURESİ / 38)
Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şey; artık O'nun hükmü ALLAH'ındır. İşte Rabbim olan ALLAH. Ben O'na tevekkül ettim ve yalnızca O'na dönüp-yönelirim.   (ŞURA SURESİ / 10)
Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli faydalanması)dır. ALLAH katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine tevekkül edenler içindir;   (ŞURA SURESİ / 36)
İbrahim ve onunla birlikte olanlarda size güzel bir örnek vardır. Hani kendi kavimlerine demişlerdi ki: "Biz, sizlerden ve ALLAH'ın dışında taptıklarınızdan gerçekten uzağız. Sizi (artık) tanımayıp-inkar ettik. Sizinle aramızda, siz ALLAH'a bir olarak iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve bir kin baş göstermiştir." Ancak İbrahim'in babasına: "Sana bağışlanma dileyeceğim, ama ALLAH'tan gelecek herhangi bir şeye karşı senin için gücüm yetmez." demesi hariç. "Ey Rabbimiz, biz sana tevekkül ettik ve 'içten sana yöneldik.' Dönüş sanadır."   (MÜMTEHİNE SURESİ / 4)
ALLAH; O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse mü'minler (yalnızca) ALLAH'a tevekkül etsinler.   (TEĞABÜN SURESİ / 13)
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de ALLAH'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette ALLAH, kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir. ALLAH, her şey için bir ölçü kılmıştır.   (TALAK SURESİ / 3)
De ki: "O (ALLAH) Rahman olan (esirgeyen koruyan)dır; biz O'na iman ettik ve O'na tevekkül ettik. Artık siz kimin açık bir sapmışlık içinde olduğunu pek yakında bileceksiniz."   (MÜLK SURESİ / 29)
Onlar, kendilerine insanlar: "Size karşı insanlar topla(n)dılar, artık onlardan korkun" dedikleri halde im`nları artanlar ve: "ALLAH bize yeter, O ne güzel vekildir" diyenlerdir.   (AL-İ İMRAN SURESİ / 173)
Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. Vekil olarak ALLAH yeter.   (NİSA SURESİ / 132)
Ey Kitap Ehli, dininiz konusunda taşkınlık etmeyin, ALLAH'a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa, ancak ALLAH'ın elçisi ve kelimesidir. Onu ('OL' kelimesini) Meryem'e yöneltmiştir ve O'ndan bir ruhtur. Öyleyse ALLAH'a ve elçisine inanınız; "üçtür" demeyiniz. (Bundan) kaçının, sizin için hayırlıdır. ALLAH, ancak bir tek ilahtır. O, çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak ALLAH yeter.   (NİSA SURESİ / 171)
Musa'ya kitap verdik ve "Benden başka vekil edinmeyin" diye onu İsrailoğullarına kılavuz kıldık.   (İSRA SURESİ / 2)
"Benim kullarım; senin onlar üzerinde hiç bir zorlayıcı gücün (hakimiyetin) yoktur." Vekil olarak Rabbin yeter.   (İSRA SURESİ / 65)
ALLAH, her şeyin yaratıcısıdır. O, her şey üzerinde vekildir.   (ZÜMER SURESİ / 62)
(ALLAH,) Doğunun ve batının Rabbidir. O'ndan başka ilah yoktur. Şu halde (yalnızca) O'nu vekil tut.   (MÜZZEMMİL SURESİ / 9 )
Kayıtlı
Mus'ab'in İmzasi

Hasan el-Benna diyorki:

"Eğer denilirse size, davetiniz neyedir? İnsanlığı neye çağırıyorsunuz? Cevabınız şu olsun! ALLAH Resulunun getirdiği İslama çağırıyoruz. Yönetimde Onun bir parçasıdır. Hürriyetse O nun farzlarından bir farzdır. Davetimiz işte bunlaradır. Bu doğrudan doğruya siyasettir diye itiraz edelerse Hayır! Bu İslamın ta kendisidir. Biz bu tür bölümleri,dilimleri bilmeyiz deyin. Şayet siz devrim davetçilerisiniz derlerse bunada şu cevabı verin. Deyin ki: Biz Hakkın ve barışın davetçileriyiz. Buna inanıyor ve bununla şeref duyuyoruz. Şayet siz bize karşı çıkar ve davetiğmizin yoluna durusanız bu durumda ALLAH kendimizi savunma hususunda bize izin vermiştir. Sizse zalim intikamcılar konumuna girmiş olursunuz. Bu kez çeşitli kişiler ve heyetlerden yardım görüyorsunuz diyebilirler size. Hemen cevap verin. biz yalnz ALLAH a inandık ve sizin sizin putlarınızı tanımıyoruz. Söyleyecek söz bulamayıp saldırgan bir tavır içine girecek olurlarsa, size selam olsun biz cehillerle ilgilenmeyiz ayetini söyleyip çekiliniz."
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: